31 Ocak 2018

Sinema ve Ben

Blog dünyasında mim diye bi şey olduğunu duyardım da, ne olduğunu bilmezdim. Çok şükür ölmeden onu da öğrendim, başım göğe erdi. Benim gibi cahiller için açıklayayım: Birisi diyor ki "ben şu soruları hazırladım, aha kendim de cevapladım, şunlara şunlara da diyorum ki 'bak bu sorular sizin de ilginizi çeker gibi, siz de cevaplasanıza...' " İşte bu cevaplasanıza dediği kişileri mimlemiş oluyor burda kuyuya ilk taşı atan kişi. O da sourları cevaplayıp başkasını mimliyor. Derken, ilk defa ice bucket challenge'da gördüğüm bu yöntemle ordan oraya atlıyor bloggerlar. Bilmediğin bloglarla tanışmış oluyorsun filan...

Öneri Makinesi'nin başlattığı Sinema Mimi'ne iştirak eden Saçaklı da beni mimlemiş savolsun. Hadi o zaman, ne duruyoruz?



1. Sinemada izlediğin ilk film? 


Babe. Dayım en küçük oğluyla beni sinemaya götürmüştü. Nerden esmişti bilmiyorum. Böyle bi gelenek yoktu sülalemizde ve bi daha da yaşanmadı zaten. 101 Dalmaçyalı'ya gideceğimizi sanıyorduk ama onda yer mi yoktu, yoksa seansı mı uygun değildi, yoksa vizyondan mı kalkmıştı niyeyse Babe'e girdik. Böyle hafiften mızıkladığımızı hatırlıyorum. Ama ilk defa sinemaya gittiğim için çok da sesimi çıkarmamıştım. Sinema salonuna, karanlığa, kocaman ekrana uzuuuun süre bakmaya alışkın olmayan bünyem filmden hiçbi şey anlamadı, hatta uyuyakaldı. Ama şimdi hatırlıyorum da, ya filmin ses sistemi kötüydü ya da film altyazılıydı. Hiçbi şey duyamadığım ya da anlayamadığım için sinirleniyordum. Sonunda çabalamaktan vazgeçip kendimi uykunun tatlış kollarına bırakmıştım.

Filme de ayıp olmuş, şimdi fragmana bakınca hoşuma gitti. İzleyeyim bari de gönlünü alayım.



2. Film en güzel ...de/da izlenir.

Sinemada. Hatta evet, diğer bloglarda okuduklarıma katılıyorum, mümkünse açık hava sinemasında. Açık hava sinemasına ilk defa bikaç sene önce gittim, Atina'da. Baya merkezde bi yerde. Çok güzeldi. Ah... ah...

3. Film izlerken olmazsa olmazın var mı? Varsa nelerdir?

Olmazsa olmazım yok sanırım. Ama gıcık olduklarım var: Gürültü, fısıltı, telefon kurcalanması, bıt bıt sesi, ışığı... He bi de "Cast"in C'sini görür görmez ayağa fırlayan tipler. Bazen Cast akarken arkaplanda film oynamaya devam ediyor, ekstra sahneler oluyor, onlarda bile hemen koşa koşa salonu terk etme derdinde bazıları. Hadi bikaç kişi olur, anlarım, tuvaleti, sigarası gelmiştir ne bileyim... Ama işte bu salonu terk etme arzusu bulaşıcı sanırım, bikaç kişi kalkınca, herkes kalkıyor,, çıkmaya çalışıyor, filmi izlemek için benim de ayağa kalkmam gerekiyor, derken filmin sonundaki ekstra sahnelerin içine sıçıp batırıyoruz topluca. Çok ayıp oluyor.

4. Tek başına mı, kalabalık mı?

Tek başına ya da o filmi uyum içinde izleyeceğim biriyle başbaşa. Hadi üç kişi olalım ama fazlası zarar. Geyik yapmaktan filmi izleyemiyoruz. 

5. Mısır mı, cips mi?

İkisine de gerek yok bence. Hem içerden gürültü yapıyor, çiğneme sesimden filmi duyamıyorum, hem dışarıya da çok gürültü gidiyor. Ben yemesem bile başkalarınınkini duyuyorum. (Bu anket sayesinde ne kadar problemli bi insan olduğumu hatırladım, tişkirlir öneri makinesi.)

6. İki boyutlu mu üç boyutlu mu? 

İki boyutlu. Gözlüklüyüm. Gözlüğün üstüne 3D gözlük takmak pek eğlenceli olmuyore.

7. Avm sineması mı sokak sineması mı?

Sokak sineması. Tabi ki daha konforlu olsalar daha iyi olur ama bu halleriyle de onları tercih ederim. Koltukların çok rahat olması gerekmiyor benim için. Zaten oturduğum şekilde 2 saat sabit duramıyorum. Koltuk rahat da olsa da, olmasa da 30 pozisyon değiştiriyorum. Rutubet kokusuna da burun alışıyor bi yerden sonra. Fekat mesela uzun boylu ya da daha kilolu insanlar için o eski model koltuklara sığmanın zor oluşunu da anlayabiliyorum. N'apalım, herkes rahat ettiğine gidecek tabi. Fakat İstanbul'dayken arada bir Yeşilçam Sineması'na giderdim, kafesinde oturup tek başıma beklerdim. 1 kişi için de olsa filmi oynatırlardı, ki genelde çok kalabalık olmazdı. Güzeldi. 

8. Filmden önce filmin fragmanını izlemek mi, yorumları okumak mı?

Fragmana şöyle bi göz atmak. Fragmanda bütün filmi anlatmasalar bi de, çok güzel olacak. Sonrasında filmi anlamadığımı hissediyorsam ya da çok sevdiysem ya da çok gıcık olduysam  yorumları okurum.


Bitti. Ne kadar takıntılı bi insan olduğumu hatırlatması dışında, zevkliymiş:) Ben de Macera Kitabım'ı mimleyeyim o zaman. Kimsede görmedim O'nu sanırım. Bi de tabi "filmlerle ilgili olsun da ne olursa olsun" diyen herkesi de davet edeyim ayrıca.