14 Nisan 2013

ÇAĞDAŞ SOSYOLOJİ TEORİLERİ - 5

theda skocpol'un "tarihsel sosyoloji" kitabından birinci bölüm: "sosyolojinin tarihsel imgelemi"

sosyoloji her zaman tarihle ilişkili olmuştur. zaten sosyolojinin doğması, tarihi anlama çabasına eşlik eder. tarihsel sosyolojik olduğu iddiasında bulunan çalışmaların belli ortak özellikleri vardır:

- toplumsal yapılarla, süreçlerle ilgili sorular sorarlar,
- süreçleri, sonuçlarını ve nedenlerini zaman içinde, sıralarını önemseyerek ele alırlar,
- olayların beklenen/beklenmeyen sonuçlarını anlamak için eylemlerin ve yapısal bağlamların etkileşimine dikkat ederler,
- toplumsal yapıların değişik ve kendine özgü özelliklerini aydınlatırlar.









tarihsel sosyolojinin kısmi gölgelenmesi

II.dünya savaşı'ndan sonra sosyoloji abd'de kurumlaşınca, tarihsel sosyoloji gölgede kaldı. tarihsel çalışma yapanlar da vardı fakat ampirik ve teorik çalışmalar yapan itibarlı isimler daha çok öne geçti. abd'nin o günkü koşulları evrenselleştiriliyordu. savaş sonrası abd'nin uluslararası hegemonyası  sebebiyle, modernleşme amerikaya benzeme olarak algılanıyordu. tüm toplumlar er geç abd 'nin yolundan gidecekti: ekonomik bakımdan genişleyen ve yenilikçi, yüksek eğitimli, çoğulcu siyasete yönelen ve ideolojik olmayan toplum.

mills, abd'deki bu kendini odaklayan duruma karşı çıkan aykırı bir amerikalı sosyologtu. parsons ise, toplumsal yaşamın tüm yanlarını tek bir evrensel teorik terimler bütünüyle açıklayabileceğini sanıyordu.

sovyetler birliği'nde de yine kendini odağa koyan bir bakış açısı hakimdi. tüm toplumlar sınıf çatışmasından sosyalist düzene, ardından komünist ütopyaya ulaşacaktı. kaçınılmaz son buydu.

fakat sosyolojinin tarihle olan bağlantısına tekrar ihtiyaç duyuldu. 50ler 60lar arasında marksizme yeni bir bakış açısı kazandırıldı. sadece ekonomik yönden değil, toplumun tarihsel, siyasal ve kültürel değişimini açıklamaya olan katkısı gençlerin daha çok dikkatini çekti. antonio gramsci popülerlik kazandı. ayrıca weber ve tocqueville gibi klasik sosyologlar da tekrar önem kazandı, tarihsel sosyoloji abd'de de tekrar önem kazandı.


işin özü klasiklerin dirilişi midir?

weber'in, durkheim'ın ve marx'ın yeniden yorumlanması bir entelektüel canlanmadır. sadece klasiklerin değerlendirilmesi dönemi değil, makro sosyolojik değerlendirmelerin kıymet kazandığı bir dönem olmuştur.kapitalizmin, ulus devletlerin kökeni ve gelişimi, ideolojilerin ve dinlerin yayılması, devrimlerin nedenleri ve sonuçları, ekonomik ve jeopolitik dönüşümlerin, cemaatlerin, grupların kaderleriyle ilişkilerini anlama çabası nüksetmiş, bunun için tarihsel bakış açısı gerekmiştir, günlük politikaya uygunluk çerçevesinde olayların değerlendirilmesi sığ görülmeye başlanmıştır.


tarihsel sosyolojide araştırma gündemleri

bu kitapta 9 bilim adamının çalışmaları anlatılıyor. hepsi klasik sosyologların fikirlerine yeni bakış açıları geliştiriyor. teori ile tarihsel olan arasında bağ kuruyor.



- reinhard bendix: weber'in siyasal rejimlerin dönüşümü ve bürokratikleşme kuramını temel aldı. yapısal işlevselciliğin dostça eleştirisini yaptı.



- perry anderson: weber'in siyasal rejimlerin dönüşümü ve bürokratikleşme kuramını temel aldı. düzenli akademik kariyer peşinde koşmadı (oh iyi bari, bu ne ya akademisyen olmayan giremez gibi bi hava oluşmaya başlamıştı). new left review ı çıkardı. marksist ekonomizmin ve evrimciliğin dostça eleştirisini yaptı.



- e.p. thompson: ingiltere'de işçi sınıfının oluşumu ve sanayileşme hk. marxçı fikirleri yeniden işledi. akademik kariyer peşinde değil, işçilerin arasında tarih çalıştı. sosyalist. marksist ekonomizmin ve evrimciliğin dostça eleştirisini yaptı.
 
 

- charles tilly: avr. devrimlerindeki grup çatışmaları, devlet oluşumu, kapitalist gelişme konularında durkheim ve marx arasındaki gerilimi inceledi.



- karl polanyi: 20. yüzyılın başından ortalarına kadarki piyasa düzeninin ulusal ve u.arası krizlerini anlattı. sosyalist. ekonomik kurumları ve genellemeleri eleştirdi. britanya merkezli 19. yy kapitalist piyasa toplumunun ortaya çıkışını ve sonraki krizleri inceledi.




- marc bloch: avr ve frn feodal kalıplarına değindi. bilgili ve eklektik. durkheim ve marx'tan yararlandı. soyut teorileri eleştirdi ama çok kafayı takmadı, gözardı etti. karşılaştırmalı tarihsel çözümlemede yardımcı olacak bütün teorilerin yardımını dikkate aldı. "teori, tarihçiye geçmişle ilgili daha iyi kanıtlar aramasına yardım eder sadece".




- s. n. eisenstadt: batılı olmayan örnekleri, batı tarihiyle birlikte aynı kavramsal terimlerle açıkladı. dünya tarihindeki bürokratik imparatorlukları inceledi. yapısal işlevselciliğin dostça eleştirisini yaptı.




 - wallerstein: batılı olmayan örnekleri, batı tarihiyle birlikte aynı kavramsal terimlerle açıkladı. kapitalist dünya ekonomisi tarihi bugünü ve tasarlanan yok oluşunu inceledi. akademik kariyerist. solcular arasındaki marjinal konumunda. (daha ayrıntılı gireceğiz bu konuya, sonraki makalelerde)




- barrington moore: batılı olmayan örnekleri, batı tarihiyle birlikte aynı kavramsal terimlerle açıkladı.tarım devletlerinin modern dünyaya geçiş yollarının ahlaki önemini inceledi. bilgili ve eklektik. yapısal işlevselcilikten, evrimcilikten, marx ve weber'den yararlandı. soyut teorileri eleştirdi ama çok kafayı takmadı, gözardı etti. karşılaştırmalı tarihsel çözümlemede yardımcı olacak bütün teorilerin yardımını dikkate aldı. tarihçi değil sosyolog, bu yüzden görüş geliştirmek için tarihi kanıtları kullandı. ne kadar soyut bir konu olursa olsun, tarihten derlediği somut kanıtları mutlaka sundu. savına uymayan bir tarihsel örnekle karşılaştığında bunu görmezden gelmek yerine daha çok inceledi.


büyük düşünmek için elverişli konumlar

bu 9 bilim insanı, yaşadıkları dönemde devlet ve akademik çevre tarafından oldukça fazla destek gördüler. yine de marjinaldiler çünkü büyük sorular soruyorlardı. sosyologlar arasında marjinallik daha çok, belli bir partiye üye olmasa dahi, siyasi fikri sol olan sosyologlarda görülmekte. anderson, thompson, wallerstein, polanyi buna örnektir.


işlevselciliğin, ekonomizmin ve evrimciliğin tarihsel eleştirisi

bu 9 bilim insanının içinden 6sı (tilly, wallerstein, eisenstadt, bendix, anderson, thompson), teorileriyle eleştirdiler başlıktaki konuları. ama bu büyük teorilerle tartışmak için farklı yöntemler seçtiler. nicel veri çözümleme, genelleme yapmaktan vazgeçme gibi gibi...


tarihsel kalıplar için açıklamalar geliştirme

diğer 3 bilim insanı (polanyi, bloch, moore) da tarihsel olmayan büyük teorileri eleştirdiler. fekat öncelikli amaçları var olan teorileri çürütmek/eleştirmek değil, var olan bilgiyle tarihsel kalıplardan anlam çıkarmaktı.

(hep geçmiş zaman kullandım, ayıp oldu adamlara, hala yaşıyanları var, hepsini geniş zamana çevirip okuyuverin bi zahmet..)