03 Haziran 2016

Ergofobi

Kulaklığı takıp dinleyince müziği, dünya değişiyor. Her şey daha bi içerden geliyor, içeri, daha derinlere giriyor.

Adı konmuş bi korku varmış: Ergophobia. Çalışma korkusu. Çalışma hayatı korkusu. İşinden nefret etmek değil, herhangi bir işyerinde çalışmaktan deli gibi korkmak. İş başvurusunda bulunmayı engelleyen, çalıştığın yer ne kadar cennet olursa olsun oradaki insanlardan ya da başarısızlıktan çekinmek. Bi sürü sebebi olaiblirmiş. Depresyon ya da diğer psikolojik rahatsızlıklar, daha önceki kötü bi iş deneyimi, travma yaratan bi olay, sosyal ortamlarda rahat edememek vs. Sonuç: Sabah kalkıp işe gitmek ölüm, insansız iş arayışı, evden çalışma yollarını denemek, yıllar süren işsizlik...
Tembellikle, mükemmel işi aramakla, iş beğenmemekle ilgisi yok yani ergofobiklerin.

Yaşamak bi tuhaf netekim. Bi ergofobik n'apsın? Korkmasın! Psikologlara, psikiyatristlere bol bol para dökünce, uzun uzun seanslar sonucunda tedavi olabiliyormuş. Yeter ki çalışsın, çarkları yavaşlatmasın, her şeyin bi çözümü var. Parayı nası kazanacak? Eş dost bi şekilde artık... Onu da mı biz diyelim...

Bi derdimize de isim koyup rahatladık mı? Oh, hadi o zaman, Kardeş Türküler'den Mirkut'la coşalım. Sonra da Kafamı Hissetmiyorum'a geçip olmayan biramızı kafaya dikelim. Kulaklık eşliğinde lütfen!