Dönüp dolaşıp Orta Doğu'ya geri geldim. Bu kitap Storytel'de karşıma çıktı, ilginç geldi, dinlemeye başladım. Yazarın dili, üslubu çok iyi, kitap akıp gidiyor, dolayısıyla bir baktım bitmiş. Ne yazık ki sesli kitap olduğu için yine alıntı yapamayacağım ama kitabı bitirince internetten kitabın içeriği hakkında bilgi toparladım, şimdi onları yazmak niyetindeyim.
Bu kitap özetle Yahudilikte böyle bir şey olmadığını, sadece dinin tarihiyle kıyaslandığında çok yeni bir grup olan Siyonistlerin buna inandığını savunuyor diyebiliriz sanırım. Aslında Pulitzer ödüllü bir biyografi yazarı olan Moser, anti-siyonist olan tanınmış ama çok ünlü olmayan (Hannah Arendt hariç) Yahudilerin hayat hikayelerini anlatıyor. Her biri dünyanın farklı yerlerinden ve farklı zaman dilimlerinde yaşamışlar. Neden siyonizm fikrine karşı çıktıklarını ve bu sesli karşı çıkışın hayatlarını nasıl etkilediğini görmek hem umut verici, hem umut kırıcı. İkisi birden nasıl oluyor? Hayat işte!
Şimdi o isimlere geçelim:
1) Aaron Samuel Tamares (1869 - 1931)
2) Edwin Montagu (1879 - 1924)
3) Jacob Israel de Haan (1881 - 1924)
4) Ahmed Sadiq Saad (1919 - 1988)
Mısırlı komünist. Ateist olmasına rağmen, "o zamanın koşullarında komünist ve anti-emperyalist olmaya devam edebilmek için"1957 yılında Müslümanlığa geçmiş. Hakkında bir Vikipedia sayfası bulamadım ne yazık ki. Kitaplarına ulaşmak da zor görünüyor. Sadece 1947'de basılan Palestine in the Claws of Colonialism adlı kitabından bazı bölümlerin çevirisini şu websitesinde bulabildim. Sitede dendiğine göre Saad'ın ailesinin onayı alınarak yayınlanmış çeviri.
5) Hyman Judah Schachtel (1907 - 1990)
ABDli reformist bir haham. 1943'te bağlı bulunduğu cemaat, bir "Temel İlkeler" metni yayınlamış. Metinde Yahudiliğin bir millet ya ırk değil, bir din olduğunu, ABD'li oldukları için bayraklarının ABD bayrağı olduğunu, cemaatteki dilin İbranice değil İngilizce olması gerektiğini, böylece ibadetin daha samimi olacağını (herkes anladığı için), din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini, Filistin'e dönmek istemediklerini belirtmişler. Bu metni kabul etmeyenler de cemaate katılabilirmiş, sadece oy verme yetkileri olmayacakmış. Bu bildiri sadece ABD Yahudileri arasında değil, tüm ülkede tartışmaya yol açmış. Şuradan daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
6) Avi Shlaim (1945 - )
Irak doğumlu, 6 yaşında İsrail'e taşınmak zorunda kalmış, orada büyümüş, Iraklı olduğu için uyum sağlayamadığını hissetmiş. Siyonizmi sorgulamaya yıllar sonra başlamış, arşiv belgelerine dayanarak pek çok kitap yazmış. Üç Dünya, Gazze Soykırımı gibi pek çok kitabı Türkçeye de çevrilmiş. 7) Hannah Arendt (1906 - 1975)
Almanya doğumlu tarihçi, filozof ve siyaset kuramcısı, 1933'te Almanya'dan kaçıp bir süre Avrupa'da çeşitli yerlerde yaşadıktan sonra 1941'de ABD'ye gitmiş ve hep orada yaşamış. Adolf Eichman'ın yargılanmasını izlemiş, üzerine yazdığı makalelerle büyük tepki toplamış. İsrail devletini, kuruluş şeklini ve siyonizmi eleştirmiş, bu şekilde kurulan bir devletin hiçbir zaman barış içinde olamayacağını savunmuş. Kötülüğün Sıradanlığı adlı kitabı hakkında yıllar önce yazmıştım.
8) Maxime Rodinson (1915 - 2004)Fransız tarihçi, sosyolog, doğu bilimci ve marksist. Arapça ve İbranice öğrenmiş. Muhammed ve İslam ve Kapitalizm isimli kitapları varmış. Komünist partiye üye olmuş ama marksist olmasına rağmen sonradan ayrılmış. Agnostik oluşuyla açıklamış bu durumu: "Siyasi bir partiye üye olmak bir dine bağlı olmak gibi bir şey." Sartre'ın dergisinde yayınladığı Filistin'i destekleyen bir makaleyle çok ilgi çekmiş, tepki toplamış. Sartre'ı şu şekilde eleştirmiş: "Fransa'nın Cezayir'de yaptığı kolonyalizmi eleştiriyor, İsrail'in yaptığına ses çıkaramıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası, anti-semitik görünme korkusuyla doğruları söyleyemiyor entelektüeller". Kitaplarının Türkçe çevirilerini bulmak mümkün.
9) Felicia Langer (1930 - 2018)
Polonya'da doğmuş, Nazilerden kaçmak için önce Sovyetlere kaçmış ailesi, sonra 1950'de İsrail'e taşınmışlar ve Langer avukat olmuş. 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan sonra İsrail'in Filistin ve Gaza işgaline aktif olarak karşı çıkmaya başlamış. Filistinli siyasi tutuklulara avukatlık yapmış, yapılan işkenceleri dinlemiş, adil bir yargılama olmaması hakkında kitaplar yazmış. Çok tehdit almış. Oğlu zorunlu askerlik görevine gittiğinde annesine duydukları öfkenin acısını oğlundan çıkarmışlar. İşkencelere şahit olan oğlundan da dinlemiş hapishanelerde olanları. Sonunda 1990'da Almanya'ya taşınmış. Kitaplarının yeni baskısı yok ne yazık ki, ne İngilizce, ne Türkçe ne de Hollandaca bulamadım bir türlü. Şurada kendisiyle yapılmış bir röportaj var.
10) Helena Salem (1948 - 1991)
Annesi babası Türkiye kökenli olan gazeteci Brezilya'da doğmuş. 1973'teki Yom Kippur savaşını raporlayan ilk Brezilyalı kadın gazeteciymiş. Mısır'dan sonra diğer Arap ülkelerine de gitmiş, haber yapmış, Müslüman kadınlarla Yahudi kadınların yaşadığı sorunların benzerliğini görmüş, kitaplar yazmış. Ne yazık ki O'nun da kitaplarına ulaşamıyorum, daha çok Portekizce kitaplar çıkıyor karşıma. Ama örneğin 1978'de "Filistinliler, Yeni Yahudiler" diye çevrilebilecek bir kitap yazmış, ilginç olsa gerek.
